Kötüye gidiyor..!

Küresel ve bölgesel güç mücadelesi sertleşiyor. Bölge halkları başta olmak üzere dünya insanlığına ağır bedeller ödeten, iç savaş, çatışma ve terör üreten Arap Baharı’nın enkazı ortadayken daha bölgede yeni bir savaşın fitili ateşleniyor. İran-Suudi Arabistan ve İsrail üçgeni savaş sinyalleri veriyor ve bu hem bölgenin

Birkaç satır başı…

Daha önce de yazdım ve söyledim; Bağımsızlık Referandumu doğruydu.Bu adım bütün parçalardan Kürtlere;onların özgürlük mücadelesine hizmet etti. Gelecek bunu gösterecek. Küresel ve bölgesel gericilik refaranduma ağır bir saldırıyla karşılık verdi ve Kürtleri mevzilerinden geriye itti. Fakat bu yeni bir, ‘aş bettal’ veya ‘enfal’ değil. Hezimet

Bağımsızlık Referandumu

Referandum süreci Güney Kürtlerinin 100 yıllık direnişlerinin ve ödedikleri bedellerin sonucu olarak gündeme geldi. Kürtler bir asırlık haklı mücadelenin birikimi sayesinde meşru ve demokratik haklarını kullandılar. Kendi ülkelerinde, gelecekleri üzerinde söz ve karar sahibi olmak istediklerini demokratik olgunluk ve tevazu içinde dost- düşman herkese de

Eski yazılar (5)- Barış süreci ve halkların geleceği

1917 yılının yaz aylarında 1’inci Dünya Savaşı’nın en çetin zamanları yaşanıyor. Almanya, Avusturya-Macaristan ve  Osmanlı İmparatorluğu’nun oluşturduğu İttifak Devletleri‘yle, İngiltere, Fransa ve Rusya üçlüsüne sonradan katılan İtalya’nın içinde yer aldığı İtilaf Devletleri arasında kıran kıran bir savaş sürüyor. Savaşın en şiddetli bu aşamasında Osmanlı ordusunun

Eski yazılar (4)- Stratejik mevzi: Çözüm Süreci

Daha önce yazmıştım ama hem hafıza tazelemek hem de gidişatı öngörmek açısından tekrarlamanın faydalı olacağını düşünüyorum. 1992 yılında Özgür Gündem‘e Kürt Yüzyılı başlıklı bir yazı yazdım. Yazımda dönemin başbakanı Demirel’in talimatıyla yapılan bir araştırmayı ele aldım. Prospektif 2025 başlıklı araştırma,‘ Türkiye’nin ya Kayseri ile Edirne

İçimizdeki seslerin ustası: Aram Tigran

Yolu sevdadan ve kavgadan geçen, yürekleri ellerinde insanca bir yaşam için mücadele eden insanların bilgesi; acılarla aydınlanmış toprakların hüzünlü sesi; sevgide ve kardeşlikte birleştirmeye çalıştığı insanlık ailesinin onur üyesi…  İçimizdeki seslerin; özgürlüğe, hasrete ve aşka dair seslerin ozanı, kırılgan duygularımızın limanı, yaşama istencimizi güçlendiren ezgilerin

Adalet Yürüyüşü‘nde gözden kaçanlar…

Geç olmadan, Türkiye’nin hızla değişen gündemi konuyu tartışmanın odağından çıkarmadan Adalet Yürüyüşü üzerine birkaç kelam etmek istiyorum. Dünyada çıkar, Ortadoğu’da egemenlik, Türkiye’de ise bunların tetiklediği devlet ve toplum içinde sert iktidar savaşlarının yaşandığı tarihsel bir dönemde yapılan Adalet Yürüyüşü’nü dışarıdaki ve içerideki gelişmelerden bağımsız olarak

Güney Kürdistan Bağımsızlık Referandumu

İç ve dış kamuoyu Irak’ın resmi sınırları içinde bir Kürt Federe Devleti‘nin ilan edileceğini sanırım ilk benden duydu. 17 Eylül 1992 tarihli 2000’e Doğru Dergisi‘ne Erbil’deki Kürt Parlamentosu’nun Ekim ayı içinde Kürt Federe Devleti’ni ilan edeceğini Barzani ve Talabani‘yle yaptığımız röportajlara dayanarak yazdım. Kürt Federe

Anatolya me ez tu min naz diki?

Annesi Sare Kürt, babası Arif Türkmen’di. Melezdi; iki halkın güzel özelliklerini kişiliğinde birleştirmişti… Pir Sultan, Yunus Emre, Dadaloğlu ve Karacaoğlan’la birlikte Ahmede Xani, Fekiyé Teyran ve Rüstem’e Zal’i de yüreğine işlemiş, çok dilli, çok dinli, çok kimlikli ve çok kültürlü Anadolu ve Mezopotamya topraklarının bereketinden

Eski Yazılar (3): BM Kürdistan’a Barış Gücü gönderebilir

Erbil-Bağdat gerginliğinin sona erdiğine dair haberler geliyor. Kürt yönetimiyle merkezi hükümetin anlaştığı, Kerkük’ü işgal amacıyla gönderilen Dicle Operasyon Gücü’nün geri çekileceği söyleniyor. Umarım öyledir ancak, Bağdat’tan gelen olumlu haberlere rağmen gidişat hiç de iç acıcı değildir. Zira ‘iç sorunlar‘ gibi, bölgesel gelişmeler  de tarafları olumlu

Eski Yazılar (2): NATO ve Kürdistan

Soğuk Savaş’ın sona ermesinin ardından NATO’nun meşruiyeti sorgulanmaya başlandı. Ne de olsa reel Sosyalizm çökmüş, Sovyetler Birliği’nin başını çektiği Sosyalist kamp dağılmış, NATO’nun varlık nedeni  olan Komünizm tehlikesi ortadan kalkmıştı. Bu yüzden geleneksel politikasını değiştirmek zorunda kalan NATO küresel çağa uygun yeni  bir misyon üstlenmenin

Can silahtan daha değerli değil mi?

Son birkaç gündür Türkiye’de ve uluslararası alanda Amerika’nın IŞİD’le mücadele kapsamında merkezinde Kürtlerin (YPG) olduğu SDG’ye (Suriye Demokratik Güçleri) vereceği silahlar tartışılıyor. Verilecek silahların niteliğinden, Suriye üzerinden bölgesel dengelere ve Türk- Amerikan ilişkilerine etkilerine varıncaya kadar konu birçok boyutuyla tartışılıyor ancak, asıl mesele bilinçli ya

Rojava- Türkiye savaşı mı..?

Çok değil, bundan 100 yıl öncesi Antep-Mardin hattının bir parçası olan ve İngiliz-Fransız çıkarlı gereği buralardan koparılan Rojava ile Türkiye arasındaki gerilim tehlikeli biçimde tırmanıyor. Şengal’e ve Qareçok’a yapılan hava operasyonların ardından başlayan top, havan ve roket atışları devam ediyor. Teyakkuzdaki YPG güçleri sınıra takviye

Krizlerin gölgesinde Fransa seçimleri

Fransa’da geçen Pazar günü yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunda oyların yüzde 24’ünü alan Yürüyüş Hareketi‘nin lideri Macron birinci, ırkçı Ulusal Cephe partisinin lideri Le Pen ise yüzde 21 oy oranıyla ikinci oldu. Merkez sağ ile (Fillon) merkez solun (Melenchon) ilk turda kaybettiği seçimlerin ikinci turu

1 2 3 6