Eski yazılar (5)- Barış süreci ve halkların geleceği

1917 yılının yaz aylarında 1’inci Dünya Savaşı’nın en çetin zamanları yaşanıyor. Almanya, Avusturya-Macaristan ve  Osmanlı İmparatorluğu’nun oluşturduğu İttifak Devletleri‘yle, İngiltere, Fransa ve Rusya üçlüsüne sonradan katılan İtalya’nın içinde yer aldığı İtilaf Devletleri arasında kıran kıran bir savaş sürüyor. Savaşın en şiddetli bu aşamasında Osmanlı ordusunun

Eski yazılar (4)- Stratejik mevzi: Çözüm Süreci

Daha önce yazmıştım ama hem hafıza tazelemek hem de gidişatı öngörmek açısından tekrarlamanın faydalı olacağını düşünüyorum. 1992 yılında Özgür Gündem‘e Kürt Yüzyılı başlıklı bir yazı yazdım. Yazımda dönemin başbakanı Demirel’in talimatıyla yapılan bir araştırmayı ele aldım. Prospektif 2025 başlıklı araştırma,‘ Türkiye’nin ya Kayseri ile Edirne

İçimizdeki seslerin ustası: Aram Tigran

Yolu sevdadan ve kavgadan geçen, yürekleri ellerinde insanca bir yaşam için mücadele eden insanların bilgesi; acılarla aydınlanmış toprakların hüzünlü sesi; sevgide ve kardeşlikte birleştirmeye çalıştığı insanlık ailesinin onur üyesi…  İçimizdeki seslerin; özgürlüğe, hasrete ve aşka dair seslerin ozanı, kırılgan duygularımızın limanı, yaşama istencimizi güçlendiren ezgilerin

Adalet Yürüyüşü‘nde gözden kaçanlar…

Geç olmadan, Türkiye’nin hızla değişen gündemi konuyu tartışmanın odağından çıkarmadan Adalet Yürüyüşü üzerine birkaç kelam etmek istiyorum. Dünyada çıkar, Ortadoğu’da egemenlik, Türkiye’de ise bunların tetiklediği devlet ve toplum içinde sert iktidar savaşlarının yaşandığı tarihsel bir dönemde yapılan Adalet Yürüyüşü’nü dışarıdaki ve içerideki gelişmelerden bağımsız olarak

Güney Kürdistan Bağımsızlık Referandumu

İç ve dış kamuoyu Irak’ın resmi sınırları içinde bir Kürt Federe Devleti‘nin ilan edileceğini sanırım ilk benden duydu. 17 Eylül 1992 tarihli 2000’e Doğru Dergisi‘ne Erbil’deki Kürt Parlamentosu’nun Ekim ayı içinde Kürt Federe Devleti’ni ilan edeceğini Barzani ve Talabani‘yle yaptığımız röportajlara dayanarak yazdım. Kürt Federe

Anatolya me ez tu min naz diki?

Annesi Sare Kürt, babası Arif Türkmen’di. Melezdi; iki halkın güzel özelliklerini kişiliğinde birleştirmişti… Pir Sultan, Yunus Emre, Dadaloğlu ve Karacaoğlan’la birlikte Ahmede Xani, Fekiyé Teyran ve Rüstem’e Zal’i de yüreğine işlemiş, çok dilli, çok dinli, çok kimlikli ve çok kültürlü Anadolu ve Mezopotamya topraklarının bereketinden

Eski Yazılar (3): BM Kürdistan’a Barış Gücü gönderebilir

Erbil-Bağdat gerginliğinin sona erdiğine dair haberler geliyor. Kürt yönetimiyle merkezi hükümetin anlaştığı, Kerkük’ü işgal amacıyla gönderilen Dicle Operasyon Gücü’nün geri çekileceği söyleniyor. Umarım öyledir ancak, Bağdat’tan gelen olumlu haberlere rağmen gidişat hiç de iç acıcı değildir. Zira ‘iç sorunlar‘ gibi, bölgesel gelişmeler  de tarafları olumlu

Eski Yazılar (2): NATO ve Kürdistan

Soğuk Savaş’ın sona ermesinin ardından NATO’nun meşruiyeti sorgulanmaya başlandı. Ne de olsa reel Sosyalizm çökmüş, Sovyetler Birliği’nin başını çektiği Sosyalist kamp dağılmış, NATO’nun varlık nedeni  olan Komünizm tehlikesi ortadan kalkmıştı. Bu yüzden geleneksel politikasını değiştirmek zorunda kalan NATO küresel çağa uygun yeni  bir misyon üstlenmenin

Can silahtan daha değerli değil mi?

Son birkaç gündür Türkiye’de ve uluslararası alanda Amerika’nın IŞİD’le mücadele kapsamında merkezinde Kürtlerin (YPG) olduğu SDG’ye (Suriye Demokratik Güçleri) vereceği silahlar tartışılıyor. Verilecek silahların niteliğinden, Suriye üzerinden bölgesel dengelere ve Türk- Amerikan ilişkilerine etkilerine varıncaya kadar konu birçok boyutuyla tartışılıyor ancak, asıl mesele bilinçli ya

Rojava- Türkiye savaşı mı..?

Çok değil, bundan 100 yıl öncesi Antep-Mardin hattının bir parçası olan ve İngiliz-Fransız çıkarlı gereği buralardan koparılan Rojava ile Türkiye arasındaki gerilim tehlikeli biçimde tırmanıyor. Şengal’e ve Qareçok’a yapılan hava operasyonların ardından başlayan top, havan ve roket atışları devam ediyor. Teyakkuzdaki YPG güçleri sınıra takviye

Krizlerin gölgesinde Fransa seçimleri

Fransa’da geçen Pazar günü yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunda oyların yüzde 24’ünü alan Yürüyüş Hareketi‘nin lideri Macron birinci, ırkçı Ulusal Cephe partisinin lideri Le Pen ise yüzde 21 oy oranıyla ikinci oldu. Merkez sağ ile (Fillon) merkez solun (Melenchon) ilk turda kaybettiği seçimlerin ikinci turu

Referandum ve Kürtler

Bundan yaklaşık 100 yıl önce inşa edilen ve sürekli çatışma, kriz ve gerilim üreten; darbeler, muhtıralar ve dayatmalarla ite kaka günümüze kadar getirilen 100 yıllık ‘parlamenter sistemden‘ çıkmaya çalışan Türkiye, geleceğini belirlemeye aday anayasa referandumunu geride bıraktı. Devlet sisteminin yeniden inşası amacıyla yapılan referandumda devlet

Açlık grevleri; ölüm değil çözüm kazansın

Türkiye’de 200’e yakın politik tutsağın 20 farklı cezaevinde başlattığı açlık grevleri yayılarak devam ediyor. Açlık grevindeki tutsaklar PKK lideri Öcalan’a uygulanan tecridin kaldırılmasını, müzakere koşullarının yeniden yaratılmasını, Kürt meselesini çözümsüzlüğe sürekleyen politikaların sonlandırılmasını ve cezaevlerindeki hak ihlallerinin ortadan kaldırılmasını talep ediyor. Açlık grevi bu üç

Oyun kuramayan Türkiye oyun bozmaya çalışıyor!

İçeride ve dışarıda yaşanan krizler eşliğinde yapılan anayasa referandumuna 10 gün kaldı! Evet cephesi referandumla Türkiye’nin, ‘köklü bir sistem değişikliğine giden yolda kritik bir virajı geçeceğini‘, AKP- MHP ittifakıyla sürdürülen yeniden yapılanma çabasına seçmenin güçlü bir destek vereceğini, Evet’le birlikte ülkenin ‘hızlı büyüme ve gelişme‘

Newroz özgürlük ve barış umutlarını güçlendirmeli

Cemreler düştü; hava, su ve  toprak ısındı… Doğa uzun süren kış uykusundan uyandı. Bahar baştan çıkarıcı çoşkusuyla kapımıza dayandı. Şimdi doğayla birlikte derin kış uykusundan uyanabilir, baharın baştan çıkarıcı kokusunu içimize doldurabilir, düğün çiçekleri gibi dört bir yandan fışkırabilir, yeni yaşamın peşinden koşarak kendimizi yeniden

Halepçe’den kaçanlar…

Bugün Halepçe Katliamı’nın 29.yıldönümü. Aradan uzun zaman geçti ancak Kürtlerin dramı sona ermedi.Kürtlerin dört parçada ödedikleri ağır bedellere rağmen İran-Irak-Suriye ve Türkiye’nin Kürt sorunu;Ortadoğu’nun kronik Kürdistan sorunu çözülmedi. Sorun bütün ağırlığıyla devam ediyor. Aşağıda bundan 28 yıl önce Halepçe’den kaçan Kürtlerle ilgili olarak yazdığım bir

Baharı beklerken…

Bahar gelmiş kapıya dayanmış, doğa kadınsı bir kokuyla ayaklanmış, şehvet çığlıkları atmaya başlamıştı.   Hayat doğanın renkli döşeğinde kendini yeniden üretmek amacıyla herkesi günah işlemeye çağırmış, günahkar çağrılarını çoğaltmıştı. Aydınlığın karanlığı, iyiliğin de kötülüğü yendiği, sevginin sevgisizliği ezip geçtiği Newroz’ a az bir zaman kalmıştı.

Özgürlüğe giden yol çatışmadan değil uzlaşmadan geçiyor

 Geçen hafta Şengal’de Kürtler arasında yaşanan silahlı çatışmanın yankıları sürüyor. Kürt halkı çatışmanın derinleşmesinden ve yayılmasından endişe ediyor ve süreci derin bir kaygıyla izliyor. Öte yandan sadece Şengal’de değil Menbiç ve Rakka’da da önemli gelişmeler yaşanıyor. Son gelişmeleri süreci yakından takip eden deneyimli gazeteci-yazar Günay

Barışa bir şans tanıyın…

Tarihin, coğrafyanın, sosyolojinin birbirine mahkum ve mecbur kıldığı Kürt ile Türk’ü birbirinden koparamayacağımızı anlamak için daha ne kadar birbirimizi öldüreceğiz? Dört parçaya bölünmüş Kürtlerin büyük bölümü Türkiye’nin sınırları içinde; bunun da tahminen yarısı İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa, Kocaeli, Mersin, Adana, Antalya, Aydın, Manisa, Konya, Kırşehir

Dil yarası

Dil yarası Her insan bir dilin, bir kimliğin ve bir kültürün içine doğuyor… Kimsenin bunları önceden seçme şansı olmuyor. Kişi hayata merhaba dediği an kendisini dili, kimliği ve kültürü önceden belirlenmiş bir dünyanın içinde buluyor. Zamanla ( 0-8 yaş arası) kendisini karşılayan bu dünyayı keşfe

Suriye kavşağından İmralı çıkışına

Suriye’yle ilgili gelişmeler bölgesel ve küresel aktörleri mevcut politikalarını değiştirmeye ve yeni bir tutum belirlemeye mecbur ediyor. Astana’da, Cenevre’de, bölgesel ve küresel güçlerin başkentlerinde yapılan pazarlıklar eşliğinde bölgenin kartları yeniden karılıyor. Bu ülkenin yeniden yapılandırılması ve Ortadoğu‘da yeni jeopolitik dengelerin kurulması amacıyla yapılan pazarlıklar ve

Trump- Erdoğan görüşmesi ve Kürt meselesi

ABD Başkanı Trump ile Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında beklenen telefon görüşmesi dün gece gerçekleşti. Beyaz Saray‘dan yapılan açıklamaya göre görüşmede Trump,‘ Amerika‘nın stratejik ortağı ve NATO müttefiki olan Türkiye’ye desteklerini ifade etmiş ve IŞİD’e karşı yaptıklarından dolayı duyulan memnuniyeti belirtmişti. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nden de benzer bir

Ortadoğu’da yeni dengeler ve Kürtler

Osmanlı’dan Türkiye Cumhuriyeti’ne geçiş sürecine de tekabül eden 1’inci Dünya Savaşı sonrasında Ortadoğu’da yeni dengeler kurulduğunda Kürt halkı tarihi bölünmüşlük zaafını aşamadığı için kendisini ülkesinde söz ve karar sahibi yapacak egemenlik araçlarını yaratamadı. Bu bir yana, güçlü petrol yataklarına, tarıma elverişli geniş arazilere ve zengin

Suriye Barış Süreci…

Suriye ve barış kelimeleri birbirinden epey uzaklaşmış olsa da, bunların yakınlaşmasını ve ülkede kalıcı barışın sağlanması gerektirecek koşullar henüz mevcut olmasa da son gelişmeler ateşkesle geçecek ara bir dönemin ardından bir çıkış yolunun bulunabileceğine; zaman içinde Suriye ve barış kelimelerinin yan yana gelebileceğine işaret ediyor…

Başkanlık Sistemi ve Anayasa Değişikliği üzerine…

Bilenler biliyor; başından beri Başkanlık sisteminden yana bir tutum aldım. Bunu 7 Haziran öncesinden başlayarak çeşitli televizyon programlarında açıkladım ve birçok defa da yazdım… Yeni bir anayasa temelinde merkezdeki gücü yerele aktaran, seçilmiş vali ve halk meclisleriyle illerini yöneten, bölgesel parlamentoları olan, eyalet sistemine dayanan,

ÇözümSüreci dersleri

Çeşitli ülkelerdeki etnik çatışmalar üzerine araştırmalar yapan Barselona Barış Okulu Direktörü Vicenç Fisas, Dünyada Barış Süreçleri * adını verdiği çalışmasında, barış süreçlerini tehdit eden riskleri ele alıyor.

Bir tek Kürtler kalmıştı

Üç kıtada at oynatıp kılıç sallayan Osmanlı’nın egemen olduğu topraklarda bugün Bulgaristan’dan Yemen’e, Katar’dan Macaristan’a kadar Birleşmiş Milletler üyesi 30 kadar devlet var.  Asya, Avrupa ve Afrika’daki her halk fırsatını bulunca Osmanlı’dan ayrıldı.

Eski Yazılar (1)- Avrupa’nın günahı: Kürdistan

AB’nin Kürt sorununa yaklaşımı ve çözümde oynayabileceği rol üzerine: Önce şunu kabul etmek gerekiyor; Kürt ve Kürdistan sorununun kaynağında esas olarak Avrupa yatıyor. Öncesi de var ama bu sorun esas olarak Avrupa’nın yarattığı bir sorun olarak önümüzde duruyor.

Sizin artık bir ülkeniz ve aileniz olmayacak…

 Eski çağların birinde denizlerin ortasındaki bir ada ülkesinde farkındalık bilincine sahip gönlü yüce bir kral yaşardı. Kudretli bir orduya,  güçlü ve sadık bir halka,  bereketli geniş topraklara sahip olan kral, nedenle sonuç arasında kopmaz  bir bağ olduğunun farkındaydı. İnsanın, doğanın,  toplumun ve dünyanın yaşamına yön

Bırak ömrün kalanı dökülsün yere…

Bugün benim doğum günüm. Ömrümün bir yılı daha geçiyor! Sınır tanımayan sonsuz zaman bir yılımı daha alıp uzaklara götürüyor. Zamana kırgın yaşım bir yıl daha ilerliyor! Sonsuzluğa küskün ömrüm bir yıl daha kısalıyor! Yıllardır içimde keskin bir ezgi gibi yankılanan ‘yokoluş’ anı bugün bir yıl

1 2 3 7